KIZILAY - TARİHÇESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

KIZILAY - TARİHÇESİ

Mesaj  Admin Bir C.tesi Ekim 25, 2008 5:34 pm

Kızılay (kurum)
Kızılay eski adı Hilal-i Ahmer (Arapça: الهلال الاحمر) Uluslararası Kızılay-Kızılhaç Topluluğu'nun temel ilkeleri olan insaniyetçilik, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık çerçevesinde çalışan kamu yararına yarı-gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur. Personelinin bir kısmı gönüllü olarak, bir kısmı ise maaşlı olarak çalışır.
Tarihçe
• 11 Haziran 1868 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun 5 Temmuz 1865 tarihinde imzalamak zorunda kaldığı Cenevre Sözleşmesi gereği olarak "Mecrûhîn ve Marzâ-yi Askeriyyeye İmdad ve Muâvenet Cemiyeti - Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım ve Destek Cemiyeti" adıyla Dr. Abdullah Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa öncülüğünde kurulmuş ancak hiçbir zaman çalışır hale geçmemiştir.
• 14 Nisan 1877'de "Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti" adı ile Marko Paşa önderliğinde yapılan toplantılardan sonra yeniden kurulmuş ve Sırbistan-Karadağ Savaşları ile Teselya Savaşlarında yardım çalışmaları yaptıysa da ancak 1911 yılında kurumsal olarak çalışmaya başlayabilmiştir, Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, amblem olarak hilâli alması gerekçe gösterilerek Uluslararası Salîb-i Ahmer (Kızılhaç) tarafından uzun süre kabul edilmedi. Nihayet 1897 Haziranında Londra’da toplanan Milletlerarası VIII. Kızılhaç Konferansı’nda Dr. Besim Ömer Paşa’nın gayretleriyle hilâlin amblem olarak alınması resmen kabul edilmiştir.
• 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ile "Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti" adını almıştır,
• 1935 yılında Mustafa Kemal ****** tarafından uygun görülen "Türkiye Kızılay Cemiyeti" adını almıştır.
• 1947 yılında "Türkiye Kızılay Derneği" adını almıştır.
İlkeleri
Kızılay Uluslararası Kızılay-Kızılhaç hareketi temel ilkeleri olan;
1. İnsaniyetçilik: Kızılay savaşlarda yaralılara ayırım gözetmeksizin yardım etmek ister. Gerek ulusal gerekse uluslarası alanda insanların acılarını koşullara bakmaksızın önlemek veya hafifletmek, insanların yaşamını ve sağlığını korumak, insan kişiliğine saygı göstermek Kızılay'ın amaçlarıdır. Uluslar arasında anlayış ve dostluğun geliştirilmesini, ulusların işbirliği yaparak barışın sürekli olmasını hedef alır.
2. Ayırım gözetmemek: Kızılay ırk, din, cinsiyet, milliyet, sosyal sınıf ve siyasal görüş farklarını gözetmeden, insanların izdıraplarını göz önüne alarak yardım eder ve öncelikli gereksinimleri gidermek için çalışır.
3. Tarafsızlık: Kızılay düşmanlıklarda taraf tutmaz, taraf olmaz, dini,felsefi, siyasi ve ırksal tartışmalara katılmaz.
4. Bağımsızlık: Kızılay Türkiye Cumhuriyeti Devleti yasalarına ve ilgili uluslararası kurallara uyarak bağımsız olarak insancıl faaliyetler yapar ve kamuya yardımcı olur.
5. Hayır kurumu niteliği: Kızılay çalışmalarından ve yardımlarından çıkar amacı gözetmez gönüllü olarak yardım etmeye çalışır.
6. Birlik: Türkiye'de aynı amaçla ve herhangi bir isim ile başka bir kuruluş kurulamaz, herkese açıktır, bütün yurtta çalışmalar yapar.
7. Evrensellik: Kızılay aynı amaçla çalışan yabancı ulusal kuruluşlarla aynı haklara sahip ve karşılıklı yardımlaşma ile görevli evrensel bir kuruluştur.
ilkelerine bağlı olarak faaliyet gösteren tüzel kişiliğe sahip ve özel hukuk hükümlerine tâbi bir kurumdur.
Kızılay, insan kişiliğine saygıyı,karşılıklı anlayış,dostluğu,yardımlaşmayı, iş birliği ve sürekli barışı destekler.
Kızılay'ın amacı, her nerede görülür ise , hiçbir ayrım yapmaksızın insanın acısını önlemeye veya hafifletmeye çalışmak, insanın hayatını ve sağlığını korumak, onun kişiliğine saygı gösterilmesini sağlamak ve insanlar arasındaki karşılıklı anlayışı, dostluğu saygıyı, işbirliğini ve sürekli barışı getirmeye uğraşmaktır. Kızılay ihtiyaç anında dayanışmanın,ıstırap anında eşitliğin, savaşın en kızgın anında insancıllığın, tarafsızlığın ve barışın simgesidir.
Amaçları
1. Kızılay savaşta felâkete uğrayanları koruyan 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin taraf bulunduğu uluslararası anlaşmaların kendisine yüklediği hizmetleri görür veya yerine getirilmesine yardımcı olur,
2. Kızılay barışta yurt içinde ve yurt dışında vukua gelen her türlü afet ve felâketlere karşı Tüzüğü dahilinde üzerine düşen hizmetleri yerine getirir,
3. Kızılay insaniyetçi hukuk ilkelerine bağlı kalır, sağlık ve sosyal dayşanışmayı destekler, sosyal refahın geliştirilmesine yardımcı olur,
4. Kızılay Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu ve bu federasyona dahil ulusal kuruluşlarla amaç ve işbirliği yapar.
Görevleri
Savaşta veya hükümetin ilan ettiği olağanüstü hallerde [değiştir]
1. Hükümetin gösterdiği lüzum ve ihtiyaca göre cephede ve cephe gerisinde Türk Milleti ve Silâhlı Kuvvetlerine Kızılay amacına uygun yardımlarda bulunur.
2. Savaş görevlerini yerine getirecek araç ve gereçlerle ilaçları sürekli kontrol altında bulundurur, bozulma ve eksilmeye mahal bırakmadan gerekenleri elden çıkarır; yerine tazelerini, yenilerini koymak suretiyle stok seviyesini korumaya çalışır.
3. Silâhlı Kuvvetlerle bağlantı kurmak ve iş birliği sağlamak için gerektiği kadar Genel Merkez Kurulu Üyesini veya duruma göre Genel Merkez Kurulu'nun atayacağı diğer görevlileri Silâhlı Kuvvetler yanına delege olarak gönderir.
4. Silâhlı Kuvvetlerde görülecek bulaşıcı hastalıklara karşı açılacak mücadeleye katılır.
5. Türk, dost ve düşman savaş tutsakları ile göz altına alınanların ve mültecilerin değiştirilmesine ve aileleriyle haberleşmelerine, bunlara para ve eşya ulaştırılmasını sağlamaya aracılık eder; bunun için gerekli araştırma ve heberleşme örgütünü kurar.
6. Tehlikeli bölgelerde bulunan çocukların ve korunmaları gerekenlerin Hükümetin göstereceği yerlere taşınmalarına ve yerleştirilmelerine yardım eder.
7. Hükümetin isteği üzerine, göstereceği yerlerde hastahaneler açar.
Barışta
Hemşireler, gönüllü hemşireler ve hasta bakıcılar yetiştirir. Dispanserler, sağlık merkezleri, hastahaneler, amaçlarına uygun öğretici merkezler ve rehabilitasyon merkezleri açar ve yönetir.
1. Kan yardımı ile kan türevleri sağlayacak teşkilâtı kurar, yönetir ve teşkilâtın yurt düzeyinde gelişmesi için gereken önlemleri alır.
2. Salgın hastalıklara, halk sağlığını ilgilendiren benzer afetlere ve çocuk ölümlerine karşı mücadeleye katılır ve yardım eder.
3. Barışta ve savaşta görevlerini yerine getirebilmek için gereken araç ve gereçleri hazırlar.
4. Yoksullara yardımlarda bulunur.
5. Muhtaç hastalara tedavi yardımı yapar; güçsüz ve fiziksel özürlülere noksan veya arızalı organlarının fonksiyonlarını tamamlayıcı, destekleyici veya rehabilite edici nitelikte araç temin etmeye çalışır.
6. Yangın, yer sarsıntısı, su baskını, kuraklık, kıtlık, topluca veya savaş dolayısıyla göçler ve benzeri olaylarda gerekli yardımlarda bulunur.
7. Kurtarıcı ve ilk yardımcılar yetiştirir.
8. Kızılay gönüllü örgütünü kurar.
9. Sivil savunma planlamasına ve eğitimine yardım eder.
10. Kızılay'ın tekel ve imtiyazında bulunan maddeleri, kamu yararına uygun bir anlayışla hazırlanacak yönetmelikler uyarınca, ticarî bir kuruluş gibi işletir.
11. Türk Medeni Kanununa göre gerçek ve tüzel kişiler tarafından Kızılay eliyle kurulmak istenilen vakıf ve tesisleri kabul eder ve işletir.
12. Kızılay'ın amacına uygun Hükümet karar ve isteklerini yerine getirir.
Uluslararası yardımlaşmalarda
1. Kızılay, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu ve bu federasyona dahil ulusal kuruluşların afet, felâket ve acil yardım çalışmalarına katılır. Ekipler gönderir, acil yardım malzemesi ve para yardımlarında bulunur.
2. Savaşta ve barışta Uluslararası Kızılhaç Komitesiyle Kızılay-Kızılhaç Dernekleri Federasyonu ve bu federasyona dahil ulusal kuruluşlarla ortak çalışmalara katılır ve bunlara temsilci gönderir. Onların temsilcilerini kabul eder, yabancı heyetlerin sivil ve askerî makamlarla olan ilişkilerini kolaylaştırır.
AMBLEMİ
Kızılay'ın alameti, beyaz zemin üzerinde karşıdan bakarken sola doğru açık kırmızı "ay" dır. Yalnız Kızılay bayrağında "ay"ın açık yüzü bayrak direğinin tersine doğrudur. Kızılay bayrağı, Türk Bayrağı Kanun ve Tüzüğündeki ölçülere göre yapılır.

Kızılay alameti, Devletler Hukuku'nun ilgi hükümleri gereğince, savaş zamanında silahlı kuvvetlerin sağlık servisleri ile o hükümlerin belirlediği kişi ve kuruluşlar için "koruyucu ve belirtici işaret" olarak kabul edilmiştir. Bunlar dışında kalan hiçbir kişi, kurul ve kurum, savaşta tarafsızlık ve dokunulmazlık timsali olan bu işareti kullanamaz.
Alametin kullanılabileceği yerler;
1. Kızılay bayrak, mühür, evrak ve yardım eşyası ambalajları ve rozetleriyle hastahane, ambar, taşıt araçlarında ve Kızılay mensuplarının gerektiğinde sol kollarına taktıkları kolluklarla personele verilecek soğuk damgalı fotoğraflı kimlik kartlarında,
2. Genel olarak, hastahane ve dispanserlerle bunlara ait binalarda ve taşıt araçlarında,
3. Savaş zamanında Kızılay-Kızılhaç ile ilgili uluslararası sözleşmelerin sınırları içinde Kızılay'ın izin vereceği diğer yerlerde, kullanılır.
Kızılay ismi ve alâmeti başkaları tarafından ticarî, sınaî veya başka herhangi bir amaçla kullanılamaz.
Çalışmaları
Kızılay, 1876 Osmanlı- Rus Savaşı'ndan 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar geçen süre içinde, Türkiye'nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu seyyar ve sabit hastaneler,hasta taşıma servisleri,donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ya da hastalanan on binlerce Mehmetçik'in dost ve düşman askerinin bakım ve tedavisine yardımcı olmuş, Türk olsun düşman olsun savaş esirlerine gereken insancıl yardımları yapmış; savaştan etkilenen sivil halkın bakımı ve korunması için çaba göstermiş; I Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'da görülen büyük kolera salgınından bu yana yurdumuzda ortaya çıkan doğal afetlerde felaketzedelerin bakımını, barınağı ve beslenmelerini sağlamış, uluslararası yardım faaliyetlerine katılmış; hemşirelik eğitimi, ilkyardım ve kanla ilgili hizmetler alanında öncülük yapmış, korunmaya gereksinen pek çok vatandaşımıza gereken sosyal yardım ve hizmetleri sunmuştur. Kızılay, tüzel kişiliğe sahip, özel hukuk hükümlerine tâbi, kâr amacı gütmeyen, yardım ve hizmetleri karşılıksız olan ve kamu yararına çalışan bir gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur.
Organizasyonu
Kızılay'ın teşkilatı, Genel merkez ve şubelerden oluşur. Kızılay'ın Genel Müdürlük teşkilatı dışında kalan bütün kademelerindeki görevler fahridir.
Kızılay'ın Genel Başkanı Tekin Küçükali, I. Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Lütfi AKAR , II. Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Servet Rüştü KARAHAN, Genel Sekrete Muzaffer KOMİT'dir.
Genel Merkez Kuruluşu
1. Genel Kongre: Kızılay'ın yüksek organı Genel Kongre'dir. Genel Kongre, Genel Merkez Kurulu ve Genel Merkez Denetçiler Kurulu üyeleriyle şube kongrelerince seçilen delegelerden oluşur. Her yıl Nisan ayı içinde olağan, gerektiği zaman da olağanüstü toplanır. Delege seçilmemiş onursal üyeler Genel Kongre'ye katılabilir, konuşabilir; ancak oy kullanamazlar.
2. Genel Merkez Kurulu: Genel Kongre tarafından seçilen 30 üyeden oluşur. Üyelerden en az beşinin tıp doktoru ve üçünün de idarî, malî veya ekonomik konulardan deneyimli olması şarttır.
3. Genel Merkez Yönetim Kurulu: sorumlulukları müşterek olmak üzere: Genel Başkan, 2 Genel Başkan Vekili, Genel Sekreter ve 3 üyeden oluşur. Yönetim Kurulu'nda en az 1 tıp doktoru ile 1 de idarî, malî veya ekonomik konularda deneyimli üye bulunması gerekir.
4. Genel Merkez Denetçiler Kurulu: genel merkez ve genel merkeze bağlı bütün hizmet birimlerinin parasal ve yönetimsel işlemlerini denetlemek üzere Genel Kongre tarafından malî, idarî ve hukukî konularda deneyimli kişiler arasından bir yıl süre için seçilen 5 asıl üye ve yedeklerinden oluşur. Üyelerden birisinin tıp doktoru olması gereklidir.
Şube Kuruluşu
Şubeler, 100 Kızılaycının birleşmesiyle il, ilçe ve belde merkezlerinde Genel Merkez Kurulu kararıyla açılabilir. Kızılaycılık yönünden önemli olan yerlerde ve büyük kurumlarda da aynı miktardaki Kızılaycının birleşmesiyle şube açılabilir.
Milli Mücadelede Kızılay
O dönemdeki adıyla Hilâl-i Ahmer Birinci Dünya Savaşı'nda geniş bir coğrafyada verdiği hizmetlerden edindiği tecrübe ile Anadolu'da hizmet vermiş ve kesintisiz 24 saat fedakarca çalışmıştır. Bu dönemde 33.172 yaralı ve hasta tedavi edilmiştir. Kısa zamanda çok sayıda hastane, nekahathane, dipanser ve aşevi kurulmuş ve o günün zor şartlarında yokluk içinde, ilaç ve malzemenin son derece zor bulunabilmesine rağmen savaşan askerlere ve Yunanlılar tarafından zulmedilen halka hizmet verilmeye çalışılmıştır. Mondros Mütarekesi’nden sonra işgalciler İttihat ve Terakki döneminde faaliyet gösteren bütün cemiyetler gibi Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nede baskı yapılmış ve işgal kuvvetleri 16 Mart 1920 tarihinde merkez binaya bile baskın yapmıştır. Bu baskından sonra Hilâl-i Ahmer’in Genel Sekreteri Dr. Adnan Bey (Adnan Adıvar) hanımı Halide Edib ile Anadolu’ya geçmiş, Hikmet Bey ise Genel Sekreter olarak İstanbul'da kalmıştır. İstanbul işgal edilince Anadolu'daki örgüt merkez ve şubelerinin Genel Merkez ile bağlantısı kesilmiştir. Ekim 1920’de İsmail Besim Paşa, Adnan Bey, Ömer Lütfü Bey ve Esat Paşa’dan oluşan Ankara temsilciliği kurulmuş ve Anadolu’daki Hilâl-i Ahmer merkez ve şubeleri ile temsilcilikleri buraya bağlanmıştır. Genel Merkez Ankara'ya karşı olumsuz tavır takınmamış tam tersine Ankara temsilciliğinin yetkilerini arttırmış Adnan Bey, İsmail Besim Paşa ve Ömer Lütfü Bey'i murahhas olarak tayin etmiştir. 1921-1922 yıllarında Sıhhîye-i Askeriyye’nin (askeri sağlık) ihtiyacı olan 40.000 sandık malzeme Anadolu'ya yollanmıştır. Ayrıca doktor, eczacı ve sağlık personelinin Anadolu'ya geçişine yardımcı olunmuş ve bu personel Hilâl-i Ahmer’in cephe gerisinde kurduğu hastane, dispanser ve nekahathane gibi sağlık kuruluşlarında görev almışlardır. TBMM Hükümeti İstanbul’da siyasi temsilci olarak 14 Haziran1921 tarihinde Hilaliahmerci lâkabıyla tanınan Hamid Bey’i (Hamit Hasancan) görevlendirmiştir. Hamid Bey, İngiliz Yüksek Komiseri Horaca Rumbord ile bir araya gelerek, Malta’da esir tutulan Türkler ile Türkiye’de tutuklu İngilizlerin mübadele görüşmelerini yürütmüştür. Hamid Bey bu görevi, 19 Ekim 1922’de Refet Paşa’nın İstanbul’a gelişine kadar sürdürmüştür. Milli Mücadele boyunca görevlerini büyük bir fedakarlık ve vatanseverlikle sürdürren Ankara Murahhaslığı 1 Ekim 1923’te kapatılmıştır. Ancak, mübadele yoluyla Yunanistan’dan gelecek muhacirlere yardım ve gerekli tesislerin kurulması konularında ilgili kurum ve kuruluşlarla münasebetlerde bulunmak üzere İsmail Besim Paşa tek başına görevli bir murahhas olarak Ankara’da kalmıştır.
Gelir Kaynakları
Yardımsever yurttaşların bağışları.
Üyelerin ödentileri.
Kızılay pullarının satışından elde edilen gelirler.
Rozet dağıtımından sağlanan gelirler.
Devletin her yıl yaptığı yardımlar.
Gümrükte alıkonulan eşyaların satışından elde edilen gelirler.
Oyun kağıtlarının satışından elde edilen gelirler.
Kızılay aracılığı ile dışardan alınan ilaçların, röntgen filmlerinin satışından sağlanan gelirler.
Afyonkarahisar Maden Suyu'nun satışından sağlanan gelirler.
Derneğe ait oteller ve kamp yerlerinden sağlanan gelirler.

_________________
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 53
Kayıt tarihi : 03/07/08

Kullanıcı profilini gör http://amasyagulu.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz