TOPLUMSAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

TOPLUMSAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR

Mesaj  Admin Bir Paz Ekim 26, 2008 9:55 am

Toplumsal Hayatı Düzenleyen Kurallar
Sosyal hayatı düzenleyen kuralların kaynaklarını ve bunlar arasındaki temel farklılıkları sıralayabilmek Sosyal hayattaki düzeni ve güvenliği sağlamaya yarayan çeşitli sosyal kuralların mevcut olduğunu evvelce belirtmiştik. Bu kuralları, kaynaklarını göz önünde bulundurarak;
- din kuralları,
- ahlak kuralları,
- görgü kuralları,
- hukuk kuralları
olmak üzere dört grupta toplayabiliriz.. Şimdi bu grupları tek tek inceleyelim.
Din Kuralları
Acaba din kuralları, insanlar arasındaki sosyal ilişkileri tam anlamıyla düzenlemeye yetmekte midir? Diğer bir deyişle, sosyal hayatın düzenini din kurallarıyla sağlamak mümkün müdür?
Bu sorunun cevaplayabilmek için önce din kurallarının neler olduğunu incelememiz gerekir. Din kuralları,
Allah tarafından konulmuş ve Peygamberler vasıtasıyla kutsal kitaplar içinde bizlere ulaştırılmış bulunan bir takım emir ve yasaklardan oluşmaktadır. Din kurallarının bir kısmı Allah ile O’nun kulları olan insanlar arasındaki ilişkileri (uhrevi ilişkileri) düzenlerler. Gerçekten, insanların kutsal bir varlığa, yani Allah ve O’nun Peygamberlerine inanmalarıyla ve ibadetlerle ilgili din kurallarında durum böyledir.
Bir kısım din kuralları ise, dünyevi ilişkileri, yani insanların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenlemektedir. Gerçekten, hemen hemen bütün dinlerde, insanların hemcinsleriyle iyi geçinmeleri, onlara karşı kötü hisler beslememeleri, onların canına, malına ve namusuna (ırzına) göz dikmemeleri, yoksulluk içinde bulunanlara yardım etmeleri, yalan söylememeleri ile ilgili pek çok emir ve yasaklar vardır ki, bütün bunlar insanlar arasındaki sosyal ilişkileri, yani dünyevi ilişkileri düzenlemeye çalışmaktadırlar. Sosyal hayatta arzulanan düzeninin din kurallarıyla sağlanıp sağlanamaması, doğrudan doğruya din kurallarının yaptırımıyla ilgilidir.
Din kurallarının yaptırımı, yani din kurallarının koyduğu emir ve yasaklara aykırı davranışta bulunma halinde karşılaşılacak olan tepki, manevidir. Bu ise günahkar olma ve Ahirette Allah’ın öngördüğü cezaya çarpılma şeklinde ortaya çıkar. O halde din kurallarına uygun biçimde davranmayanlar hayatta iken değil, ancak öldükten sonra bir tepkiyle karşılaşacaklardır. İşte yaptırımının bu nitelikte olması sebebiyledir ki, din kurallarının tek başlarına sosyal ilişkileri etkin biçimde düzenlemeleri mümkün olamamaktadır. Mümkün olabilmesi, ancak toplumdaki kişilerin istisnasız tamamının bu emir ve yasaklara aynen uymasıyla gerçekleşebilir ki bunu sağlamak oldukça zordur.
Bunu bir örnekle açıklayalım: Yoksullara yardım etmek, din kurallarının emirlerinden biridir. Nitekim İslam dininde bizler fitre ve zekat olarak Allah’ın bu emrini büyük çoğunlukla yerine getiririz. Fakat …
-Herhangi bir kimse, din kurallarının emrine uymaz ve kendisinden yardım isteyen bir yoksula yardım etmezse ne olacaktır?
-Yoksul kişi bu kimseyi kendisine yardımda bulunmaya zorlayabilecek midir? Hayır.
Bu kimse inanışa göre Allah’ın emrine uymadığı için öbür dünyada (Ahirette) O’nun tarafından cezalandırılacaktır. Ama hiç birimiz bu kimseyi bu dünyada din kurallarının emrine uymaya ve yoksul kişiye yardım etmeye zorlayamayız; çünkü din kurallarının yaptırımı maddi değildir, yani din kurallarına uymayanları devlet gücüyle onlara uydurmak imkanı yoktur. Hatta yoksul durumda olan kişi bizzat bu kimsenin anası veya babası bile olsa durum değişmez. Başka bir deyişle, yoksulluk içinde bulunan ana ve babasına yardım etmeyen bir kişiyi (evladı) devlet eliyle din kuralının emrine uydurmak ve dolayısıyla da onlara yardımda bulunmaya zorlamak mümkün değildir. Bu kişi “ben ana ve babama yardım etmeyeceğim” derse, ona “hayır, yardım edeceksin, seni toplum olarak din kuralının emrine uymaya zorluyoruz” diyemeyiz, çünkü böyle bir hak ve yetkimiz yoktur.
Ahlak Kuralları
Ahlak kuralları da sosyal hayatta kişilerin birbirleriyle olan sosyal ilişkilerini düzenleyen kurallardır. Bu kurallardan bir kısmı, kişilerin bizzat kendi nefislerine karşı nasıl davranmaları gerektiğini belirtirler ki, bunlara sübjektif ahlak kuralları diyoruz. Örneğin yalan söylememeyi, kötü hisler beslememeyi, iyi insan olmayı emreden kurallar sübjektif ahlak kurallarıdır. Bir kısım ahlak kuralları ise, sosyal hayatta kişilerin birbirleriyle olan sosyal ilişkilerindeki davranış biçimlerini belirtirler ki bunlara da objektif ahlak kuralları deriz. Örneğin yoksul durumda olan bir kimsenin yardımına koşmayı, başkalarının şeref ve haysiyetine karşı saygılı olmayı, başkalarının canına, malına ve namusuna göz dikmemeyi, verilmiş bir söze sadık kalmayı emreden ahlak kuralları objektif, yani kişiler arasındaki sosyal ilişkilerle ilgili ahlak kurallarıdır.

_________________

Admin
Admin

Mesaj Sayısı: 53
Kayıt tarihi: 02/07/08

Kullanıcı profilini gör http://amasyagulu.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz